Baharatlar Neden Tadını Kaybeder? Doğru Saklama Rehberi
Baharatlar küflenmez ama aromasını sessizce yitirir. Uçucu yağların neden uçtuğunu, ocak üstü rafın neden yanlış olduğunu ve tazeliği anlamanın basit yolunu anlatıyoruz.
Selin Yalçınkaya 4 dk okuma
Mutfak dolabının en kalabalık rafı çoğu evde baharatlara ayrılır. Kimyon, pul biber, kekik, tarçın ve karabiber kavanozları yıllarca aynı yerde durur; oysa bu ürünlerin tazeliği sanıldığından çok daha kısa ömürlüdür. Baharatın bozulması küflenmek ya da kokuşmak biçiminde olmadığı için fark edilmesi de zordur. Yemeğin tadı beklenen yoğunluğa ulaşmaz, aynı tarif her seferinde biraz daha sönük çıkar ve suç genellikle tarife atılır. Oysa sorun çoğu zaman rafta bekleyen kavanozdadır.
Baharat aslında neyini kaybeder
Bir baharatın kokusunu ve keskinliğini taşıyan şey içindeki uçucu yağlardır. Bu yağlar adından da anlaşılacağı gibi zamanla havaya karışır. Kavanoz her açıldığında, baharat her ısıya maruz kaldığında ve ışık gördüğünde bu kayıp biraz daha hızlanır. Yani baharat çürümez, sadece aromasını yavaş yavaş bırakır. Geriye toz halinde bir renk ve hafif bir tat kalır. Bu yüzden eski bir kimyonu kullanırken tarifte yazandan fazlasını koymak zorunda kalırsınız; miktarı artırmak kaybolan kokuyu geri getirmez.
Bütün halde saklamanın farkı
Öğütülmüş baharatın yüzey alanı çok büyüktür, bu yüzden aromasını hızla salar. Tane karabiber, çubuk tarçın, bütün kişniş ve kimyon tohumu ise kabuğunun içinde korunur. Aradaki fark küçük değildir: bütün haldeki bir baharat, öğütülmüşe kıyasla belirgin biçimde uzun süre canlı kalır. Küçük bir el değirmeni ya da havan almak, mutfakta yapılabilecek en ucuz iyileştirmelerden biridir. Yemeğe atmadan hemen önce öğütülen karabiberin kokusu, aylardır rafta duran toz karabiberle kıyaslanmayacak kadar belirgindir.
Ocağın üstü en kötü yer
Baharatları ocağın hemen üstündeki rafa dizmek pratik görünür ama tazelik açısından yapılabilecek en zararlı tercihtir. Pişirme sırasında yükselen sıcak ve nemli hava, tam olarak baharatın en sevmediği iki şeyi bir arada sunar. Aynı şekilde pencere kenarındaki güneş alan raf da uygun değildir. Doğru yer serin, karanlık ve kuru bir dolaptır. Bulaşık makinesinin ya da fırının bitişiğindeki dolaplar da ısındığı için ikinci bir tercih olarak düşünülmelidir.
Nem, en sessiz düşman
Kaynayan tencerenin üzerinde kavanozu açıp içine kaşık daldırmak yaygın bir alışkanlıktır. Ancak yükselen buhar kavanozun içine girer ve baharatın topaklanmasına yol açar. Topaklanmış bir baharat hem ölçülmesi zor hale gelir hem de küflenmeye çok daha açıktır. Doğru yöntem, kavanozu tencereden uzakta açmak ve gerekli miktarı kuru bir kaşıkla ya da avuç içine alarak eklemektir. Islak kaşığı kavanoza sokmak, o kavanozun ömrünü tek hamlede kısaltır.
Doğru kap seçimi
Baharat için en uygun kap, ağzı sıkı kapanan cam ya da metal kutulardır. Şeffaf cam ışık geçirdiği için kavanozun karanlık bir dolapta durması gerekir; dolap kapağı yoksa opak kutular daha güvenlidir. Marketten alınan poşetlerde uzun süre saklamak ise en zayıf çözümdür, çünkü poşetin ağzı ne kadar kıvrılırsa kıvrılsın hava geçirir. Alınan baharatı eve gelir gelmez uygun bir kaba aktarmak, birkaç dakikalık bir iş olmasına rağmen aylarca fark yaratır.
Tazeliği anlamanın basit yolu
Bir baharatın hâlâ işe yarayıp yaramadığını anlamak için etiketteki tarihe bakmak yerine burnunuza güvenin. Bir tutamı avucunuza alıp parmaklarınızın arasında ovun ve hemen koklayın. Ovmak, kalan uçucu yağların açığa çıkmasını sağlar. Eğer belirgin bir koku gelmiyorsa o baharat yemeğe tat vermeyecektir. Renk de ipucu verir: canlı kırmızısını kaybedip donuk kahverengiye dönmüş pul biber ya da grileşmiş yeşil kekik, tazeliğini çoktan yitirmiştir.
Az alıp sık yenilemek
Büyük paket almak birim fiyat açısından cazip görünür, ancak bir yılda bitiremeyeceğiniz miktarda baharat almak aslında tasarruf değildir. Yarısı aroması gitmiş halde çöpe giden bir kilo kekik, küçük paketler halinde alınandan pahalıya mal olur. Sık kullandığınız üç dört baharatı biraz daha büyük, yılda birkaç kez uzandığınız özel baharatları ise mümkün olan en küçük ambalajda almak dengeli bir yaklaşımdır.
Düzeni sürdürmek
Kavanozların üzerine açılış tarihini yazmak, hafızaya güvenmekten çok daha işe yarar. Küçük bir etiket ya da kapağa yazılmış bir ay ismi, o baharatın ne kadar süredir dolapta olduğunu tek bakışta gösterir. Yılda bir kez, tercihen mevsim değişiminde tüm rafı gözden geçirip koku testini uygulamak da iyi bir alışkanlıktır. Bu kısa denetim sonunda dolap seyrelir, gerçekten kullandığınız ürünler öne çıkar ve alışveriş listesi kendiliğinden netleşir.
Baharat saklamak karmaşık bir uzmanlık değil, birkaç basit alışkanlığın toplamıdır. Serin ve karanlık bir raf, sıkı kapanan kaplar, buhardan uzak durmak, mümkün olduğunca bütün halde almak ve düzenli aralıklarla koku testi yapmak yeterlidir. Bu küçük değişiklikler uygulandığında aynı tarifin neden bazen çok daha iyi çıktığı da anlaşılır hale gelir. Mutfakta lezzeti belirleyen şey çoğu zaman yeni bir tarif değil, elinizdeki malzemenin gerçekten taze olmasıdır.